Hacet Ve Dileği Olanın Okuyup Kabul Olacağı Âyet-i Kerimeler

"Tabakâtü’l-havâs” sahibi büyük âlim ve veli Ahmed eş-Şerci el Yemeni Rahimehullah "el-Fevâid" isimli eserinde şöyle demiştir. Mûteber ulemâdan bazısıın hattıyla bulduğum bir nakle göre; 

Kur’ân-ı Kerimde on beş yerde başlayan toplam 20 Âyet-i Kerim vardır ki bunların bir takım havvâssı mevcuduttur; 
1-Birçok mushaf bir yangında yandığı halde bu âyetler yanmamıştır. 
2-Bu âyet-i Keriler hem canı,hem de malı,cin ve insanların şerrinden muhafaza için sabah akşam okunacak zikirlerdir. 
3-Bu Âyet-i Kerimlerin yazılı bulunduğu evde haşerattan hiçbir şey duramaz. 
4-Bu Âyet-i Kerimler yazılıp malların içine konulursa o malları çalınmaktan ve zarara uğramaktan muhafaza ederler. 
5-O Yazı bir yiyeceğe konulursa güveyemez.
6-Bu Âyet-i Kerimler yazılıp bir yolculukta yanında bulunursa karada ve denizde selamet hasıl olur. 

İmam-ı Şerci (Rahimeullah) bu nakli yaptıktan sonra evliyaullahın reislerinden Fakih Ahmed ibni Musâ İbni Uceyl’in şöyle dedidğini ziketmiştir.Yemen meşayihinin ulularından Fakih İsmail el-Hadrami (r.a.)’n naklettiğine bir hadis-i şerifte Rasulüllâh (s.a.v) şöyle buyurmuştur. 

“Her kim korkulu bir haldeyken bu âyetleri okursa Allah-u Teâlâ ona güvence verir yâhut bir hacet talep ediyorsa biiznilah te’âlâ o haceti görülür veya yolcuysa, memleketiyle arasında beş yüz senelik mesafede olsa Allah-u Teâlâ onu beldesine sağ-salim geri döndürür. 

Eğer vefatı gelmişse ehline(ailesine) ve mahalline dönünceye kadar Allah-u Teââ ecelini geciktirir. Faydalı Mâlumat; Burada ecelin nasıl geciktirileceği konusunda bir soru takılırsa bunu kolayca anlayabilmek için şöyle düşünebiliriz. 

Bâzı ameller ömrü uzatacağına dair sahih hadis-i şerifler mevcuttur. 

Nitekim Selmân-ı Fârisi (r.a)’dan rivaye edilen bir hadis-i şerifte Rasulüllah (s.a.v) Efendimiz şöyle buyurmuştur. 

“Kazayı(Allah-u Teâla’nın bir mesele hakkında takdiri) ancak duâ geri çevirebilir. Ömrü de ancak iyilik artırabilir. Şu bilinsin ki Allah-u Teâlâ’nın takdiri iki türlüdür. Biri kaza-i mübrem, diğeri kaza-i muallaktır. Mübrem kesin, muallak ise askıda demektir. Allah-u Teâla’nın ezelde verdiği kararlar asla değişmez. Ancak "Kulum dua yaparsa veya sadaka verrise ondan bir takım belâları defedeceğim" diye askıda bıraktığı bir takım kararları vardır ki, kul duâ eder veya sadaka verirse Allah-u Teâlâ ondan belaları defeder. 

Kul böyle yapmadığı takdirde Allâh-u Teâlâ onu bazı musibetlere maruz bırakır ki burada geçen "Askıda bırakma" tabiri meleklere ve bize göre kullanılmıştır.

Yoksa Allah-u Teâla katında bir şey ezelde malum olduğundan hiçbir karar askıda değildir. Dolayısıyla bu gibi sahih hadis-i şeriflerde,hayır yapmanın,özellikle ana babaya iyiliğin ve sıla-i rahimin ömrü artıracağı bildirilmiştir ki,bunun bir manası da ecelin geciktirilmesidir. İşte yolculuğa çıkan kişinin bu ayetleri okuyarak yapacağı hayırlı amelinde,onun ömrünü uzatması yargılanamaz.

1- الٓمٓۚ ﴿١﴾ اَللّٰهُ لَٓا اِلٰهَ اِلَّا هُوَۙ الْحَيُّ الْقَيُّومُۜ
Allah, kendisinden başka hiçbir ilâh bulunmayandır. Diridir, kayyumdur. (Âl-i İmrân suresi 1-2. ayet)

2-شَهِدَ اللّهُ أَنَّهُ لاَ إِلَهَ إِلاَّ هُوَ وَالْمَلاَئِكَةُ وَأُوْلُواْ الْعِلْمِ قَآئِمَاً بِالْقِسْطِ لاَ إِلَهَ إِلاَّ هُوَ الْعَزِيزُ الْحَكِيمُ
Allah, adaleti ayakta tutarak (delilleriyle) şu hususu açıklamıştır ki, kendisinden başka ilâh yoktur. Melekler ve ilim sahipleri de (bunu ikrar etmişlerdir. Evet) mutlak güç ve hikmet sahibi Allah’tan başka ilâh yoktur.
(Âl-i İmrân suresi 18.Ayet)

3-ذَلِكُمُ اللَّهُ رَبُّكُمْ خَالِقُ كُلِّ شَيْءٍ لَّا إِلَهَ إِلَّا هُوَ فَأَنَّى تُؤْفَكُونَ
İşte O, her şeyin yaratıcısı olan Rabbiniz Allah'dır. O'ndan başka tanrı yoktur. O halde nasıl olup da döndürülüyorsunuz (62. Ayet Mü'min Sûresi)

4-وَهُوَ الَّذ۪ي مَدَّ الْاَرْضَ وَجَعَلَ ف۪يهَا رَوَاسِيَ وَاَنْهَارًاۜ وَمِنْ كُلِّ الثَّمَرَاتِ جَعَلَ ف۪يهَا زَوْجَيْنِ اثْنَيْنِ يُغْشِي الَّيْلَ النَّهَارَۜ اِنَّ ف۪ي ذٰلِكَ لَاٰيَاتٍ لِقَوْمٍ يَتَفَكَّرُونَ
Yeri uzatıp yayan, oraya (dağlardan) kazıklar ve nehirler yerleştiren, yeryüzünde her meyveden çiftler yaratan ve geceyi gündüze bürüyen O’dur. Şüphesiz ki bunda, tefekkür eden bir topluluk için ayetler vardır. (Ra'd Sûresi 3. Ayet)

5- إِنَّمَا أَمْرُهُ إِذَا أَرَادَ شَيْئًا أَنْ يَقُولَ لَهُ كُنْ فَيَكُونُ
فَسُبْحَانَ الَّذِي بِيَدِهِ مَلَكُوتُ كُلِّ شَيْءٍ وَإِلَيْهِ تُرْجَعُون
O (Allah), bir şey irade ettiği (dilediği) zaman O’nun emri, sadece ona: "Ol!" demektir. O, hemen olur. İşte O, Sübhan’dır. Herşeyin melekûtu (mülkü ve hükümdarlığı) O’nun elindedir. Ve O’na döndürüleceksiniz. (Yasin süresi 82-83 Ayet)

6-وَتَرَى الْمَلَائِكَةَ حَافِّينَ مِنْ حَوْلِ الْعَرْشِ يُسَبِّحُونَ بِحَمْدِ رَبِّهِمْ وَقُضِيَ بَيْنَهُم بِالْحَقِّ وَقِيلَ الْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ
Melekleri görürsün ki, Rablerine hamd ile tesbih ederek Arş’ın etrafını kuşatmışlardır. Artık aralarında adaletle hükmolunmuş ve "alemlerin Rabbi olan Allah’a hamdolsun" denilmiştir. (Zümer suresi 75. ayet)

7-اَفَعَي۪ينَا بِالْخَلْقِ الْاَوَّلِۜ بَلْ هُمْ ف۪ي لَبْسٍ مِنْ خَلْقٍ جَد۪يدٍ۟
İlk yaratmada âcizlik mi gösterdik? Hayır, onlar yeni bir yaratma hususunda şüphe içindedirler.  (Kâf suresi.15 ayet)

8-هُوَ الَّذِي خَلَقَ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضَ فِي سِتَّةِ أَيَّامٍ ثُمَّ اسْتَوَى عَلَى الْعَرْشِ يَعْلَمُ مَا يَلِجُ فِي الْأَرْضِ وَمَا يَخْرُجُ مِنْهَا وَمَا يَنزِلُ مِنَ السَّمَاء وَمَا يَعْرُجُ فِيهَا وَهُوَ مَعَكُمْ أَيْنَ مَا كُنتُمْ وَاللَّهُ بِمَا تَعْمَلُونَ بَصِيرٌ
O, gökleri ve yeri altı günde öncü, sonra Arş'ın üzerine istivâ edendir. Yere gireni ve ondan çıkanı, gökten ineni ve oraya yükseleni bilir. Nerede olsanız, O sizinle birliktedir. Allah yaptıklarını görürsün. (Hadîd süresi 4.Ayet)

9-لَقَدْ أَرْسَلْنَا رُسُلَنَا بِالْبَيِّنَاتِ وَأَنزَلْنَا مَعَهُمُ الْكِتَابَ وَالْمِيزَانَ لِيَقُومَ النَّاسُ بِالْقِسْطِ وَأَنزَلْنَا الْحَدِيدَ فِيهِ بَأْسٌ شَدِيدٌ وَمَنَافِعُ لِلنَّاسِ وَلِيَعْلَمَ اللَّهُ مَن يَنصُرُهُ وَرُسُلَهُ بِالْغَيْبِ إِنَّ اللَّهَ قَوِيٌّ عَزِيزٌ
Andolsun biz peygamberlerimizi açık delillerle gönderdik ve insanların adaleti yerine getirmeleri için beraberlerinde kitap ve denge indirdik. Biz demiri de indirdik ki onda büyük bir kuvvet ve insanlar için faydalar vardır. Bu, Allah'ın, dinine ve peygamberlerine gayba inanarak yardım edenleri belirlemesi içindir. Allah en kuvvetlidir, her zaman üstündür. 
(Hadîd 25.ayet)

10-وَيَرْزُقْهُ مِنْ حَيْثُ لَا يَحْتَسِبُ وَمَن يَتَوَكَّلْ عَلَى اللَّهِ فَهُوَ حَسْبُهُ إِنَّ اللَّهَ بَالِغُ أَمْرِهِ قَدْ جَعَلَ اللَّهُ لِكُلِّ شَيْءٍ قَدْرًا
Onu hiç ummadığı yerden rızıklandırır. Kim Allah’a güvenip dayanırsa Allah ona yeter. Allah buyruğunu mutlaka gerçekleştirir. Allah, her şey için belli bir ölçü koymuştur.
(Talâk Sûresi 3. Ayet)

11-لِيَعْلَمَ أَن قَدْ أَبْلَغُوا رِسَالَاتِ رَبِّهِمْ وَأَحَاطَ بِمَا لَدَيْهِمْ وَأَحْصَى كُلَّ شَيْءٍ عَدَدًا
Tâ ki, peygamberlerin, Rablerinden gelen mesajları eksiksiz olarak ve hiçbir değişikliğe maruz kalmadan tebliğ ettiklerini Allah kesin bir şekilde ortaya koysun. Zâten Allah, onların nezdinde olup bitenleri ilmiyle çepeçevre kuşatmıştır ve her şeyi tek tek kaydettirip korumaktadır.
(Cin suresi 28.ayet)

12- رَبُّ الْمَشْرِقِ وَالْمَغْرِبِ لَا إِلَهَ إِلَّا هُوَ فَاتَّخِذْهُ وَكِيلًا 
Doğunun da batının da rabbi O’dur. O’ndan başka tanrı yoktur. Öyleyse yalnız O’na güvenip sığın. (Müzemmil 9.Ayet)

13- يَوْمَ يَقُومُ الرُّوحُ وَالْمَلٰٓئِكَةُ صَفاًّۜ لَا يَتَكَلَّمُونَ اِلَّا مَنْ اَذِنَ لَهُ الرَّحْمٰنُ وَقَالَ صَوَاباً
Ruh (Cebrail) ve melekler saf saf olup durduğu gün, Rahmân'ın izin verdiklerinden başkaları konuşmazlar; konuşan da doğruyu söyler. (Nebe süresi 38.ayet)

14- مِنْ أَيِّ شَيْءٍ خَلَقَهُ
Allah onu hangi şeyden yarattı?
(Abese suresi 18.ayet)

15- ثُمَّ السَّبِيلَ يَسَّرَهُ
مُطَاعٍ ثَمَّ أَمِينٍ.ذِي قُوَّةٍ عِندَ ذِي الْعَرْشِ مَكِينٍ

Sonra ona yolu kolaylatmıştır da dünyâya getirmiştir. Kendisine itaat edilen, orada güvenilendir. Yüce arşın sahibinin yanında büyük şeref (makam ve itibar) sahibidir.


Yorum Gönder

YORUM YAP

Daha yeni Daha eski

Facebook